Sosyal Paylaşım Platformu

coco chanel

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ogrenci

  • Ona Bana Sana
  • *****
  • 277
  • +2267/-1
  • Çalışan kazanır, elması kızarır
coco chanel
« : Şubat 01, 2018, 01:13:02 ÖS »

19 Ağustos 1883 yılında Batı Fransa-Saumur’da Jeanne Devolve adında temizlikçi bir kızın ikinci çocuğu dünyaya gelir. Baba, Albert Chanel at arabası ile kasabalardaki pazarları dolaşır, göçebe bir yaşama sahip Albert Chanel seyyar satıcı olarak hayatını sürdürmekte ve ailesinden bir haber yaşamaktadır. Gabrielle’nin doğumundan 7 yıl sonra anne ve babası evlenirler. Bundan 5 yıl sonra anne Jeanne, henüz 20 yaşındayken tüberküloz nedeniyle hayatını kaybeder, ardında 5 çocuk bırakır. Gabrielle’nin kendinden 1 yaş büyük bir ablası, kendinden küçük 1 kız, 2 erkek kardeşi vardır.

Genç Jeanne’nin ölümü ardından erkek kardeşler işçi olarak çalıştırılmak için tarlalara, Gabrielle ve kız kardeşi de Katolik Manastırına eğitime gönderilirler. Bu sıkı ve disiplinli hayat Gabrielle Chanel için katlanılır değildir. Bu sıkı disiplin ve Katolik inancının zorlu telkinleriyle baş etmek zorundadır ancak Gabrielle buna katlanmayacaktır, bu onun istediği hayat değildir.

 18 yaşına geldiğinde Gabrielle artık manastırda kalmak için oldukça büyüktür. Gabrielle’nin bu fırsatı kaçırmaya niyeti yoktur, kardeşlerini de yanına alarak Katolik kızların kaldığı Fransa’nın Aubazine şehrinde bulunan bir evde kalmaya başlarlar. Aubazine’de kaldığı 6 yıl boyunca dikiş dikmeyi öğrenir. Ve terzi olarak işe başlamayı kafasına koyar genç Chanel. Birkaç zaman içerisinde Fransız Subaylarının kıyafetlerini diken bir terzide işe başlar. Chanel’in çalıştığı yere sık sık gelip gitmektedir Süvari Fransız Subayları… Ve Etienné… Gabrielle isminin unutulup Coco oluşu, Chanel’in ilk aşkı… Etienné genç bir Fransız Subayıdır. İlk görüşte etkilenmiştir genç Chanel’den, tıpkı Chanel gibi. Tanıştıkları gün Etienné Gabrielle’yi Fransız Subaylarının gittiği Cafe Chantant adlı eğlence mekânına davet eder. Chanel ilk kez böyle bir yere gelmiştir. Kadınlar, kahkahalar, dans, subaylar, sigara dumanı ve sahne… O sırada sahnede bir kadın şarkı söylemektedir. Etienne, Gabrielle’nin sahneye çıkıp kendisi için bir şarkı söylemesini ister. Zoraki de olsa sahneye çıkan Gabrielle piyanist’in yanına yaklaşarak “ Qui qu’a vu Coco dans I’Trocadero?” parçasını biliyor musunuz der. Yani “Coco’yu Trocadero’da kim gördü? … Şarkı biter ama alkışlar bitmez bir yandan da Bir daha Coco! Bir daha Coco! Diye haykırışlar gelmektedir. Gabrielle sahneden indikten sonra Etienné kendisine sarılır ve “ Co-co Co-co” diye fısıldar ve “ Sen benim için bugünden sonra Coco olucaksın” der. Ve Coco Chanel aslında o gün doğar…

Etienné Balsan isimli Fransız Subayı ile 3 yıl boyunca metres hayatı yaşar Coco Chanel. Coco için bu yaşam tarzı başlarda oldukça çekici gelse de aslında yine de mutsuz olduğunu hisseder. Etienné’nin çiftliğinde tüm gün parti ve içki eşliğinde misafir ağırlamak Coco’ya göre değildir.

 1908 yılında Balsan’ın düzenlediği bir partiye arkadaşı Boy Chapel’de davetlidir. Boy Chapel; İngiliz üst sınıfına mensup, aristokrat bir aileden gelmektedir. O gece birbirini gören Boy Chapel ve Coco Etienné’yi arkalarında bırakarak beraber Paris’e giderler. Aşk hiçbir şeye dur diyememektedir. Ve onlar âşık olmuşlardır. Boy Chapel, Coco için Paris’te bir apartman dairesi kiralar ve Chanel’in ilk dükkânını açmasını finanse eder. İlk olarak şapka tasarlar Coco.1910 yılında Chanel’in 21 tane şapka dükkânı vardır. Ardından Coco’nun lüks ve kişiye özel kıyafet tasarımları gelir ve Chanel markası büyümeye başlar.

Chapel ve Chanel çifti Deauville’de uzun zaman beraber mutlu vakit geçirseler de Chapel hiçbir zaman Coco’ya dürüst olamaz. Ve 9 yıl sonra aristokrat bir İngiliz bayanla evlendi buna rağmen hiçbir zaman Coco ile bağlarını koparmadı. Boy Chapel’in araba kazasıyla hayatını kaybettiği gün Coco onu yalnız bırakmaz ve Chapel’in ölümünün ardından ; ‘ Onun ölümü benim için büyük bir şok oldu. Chapel’i kaybettiğim gün aslında her şeyimi kaybettim. Hayatta gelebilecek tüm mutlulukları da kaybettiğimi söylemek zorundayım.’ Diye bir açıklama yapmıştır.

 1920’de balet Sergei Diaghilev tarafından Igor Stravinsky ile tanıştırılır. Tutkulu bir aşk yaşayan ikili kısa süre içerisinde yollarını ayırırlar.

1925 yılına gelindiğinde Coco, Avrupa’da ki elit kesime hitap edilen ve tasarımları herkesin beğenisi toplayan bir modacı olmuştur artık. Bu sene içerisinde, İngiliz aristokratlarından Vera Bate Lombardi’nin düzenlediği partiye Bayan Lombardi’nin yakın arkadaşı olan Coco’da çağırılır ve o partide Westminster Dükü ile tanıştırılır. Coco resmi olarak adı konulmasa da artık bir düşestir…

Westminster Dükü, Coco’ya pahalı mücevherler, değerli sanat eserleri ve Londra’ya yakın bir bölge olan Mayfair’da bir ev armağan eder. 1929 yılında, Dük, Coco için Monte Carlo yakınlarında bir arazi satın alır ve Coco’da buraya büyük bir villa inşa eder. Dük ve Coco’nun ilişkisi on yıl kadar sürer.

Coco, zamanın en gözde erkeklerinin metresi olmasına rağmen hiçbir zaman evlenmedi. Ona neden Westminster Dükü ile evlenmediği sorulduğunda ‘ Bugüne kadar birkaç tane Westminster Düşesi olmuştur ancak dünyada yalnızca bir tane Chanel vardır.’ demiştir.

1939 yılında 2. Dünya Savaşı başladığı Chanel tüm dükkanlarını kapattı. Yalnızca evinde haute couture giysiler dikerek o dönemi geçirdi.

1945 yılında, Coco İsviçre’ye taşındı. Ve 1954 yılında Paris’e geri döndü. Aynı yıl Chanel’ moda dünyasına da geri döndü. Kendine yeniden dükkan açtı. Sadık İngiliz ve Amerikan müşterileri sayesinde eski ününe kavuştu.

1971 yılının başında 87 yaşındayken Coco, yaşlılığa engel olamadı yorgun ve hasta düştü.Ancak buna rağmen bahar koleksiyonunu hazırlamaktan da geri kalmadı. 1983 yılında 10 Ocak günü bir pazar sabahı hayata gözlerini yumdu.

Kaynak: www.tekstildershanesi.com.tr
Pahalı parfümleri bir kenara bırakın insan güven kokmalı.

Tiny URL: