Ona Bana Sana Forum, Sosyal Eğlence, Hobiler, Antikacılık, Eğitim Öğretim Konuları, Şifalı Bitkiler, Bilim ve Teknoloji, Magazin, Son Dakika Haberleri, Kadınlar Kulübü, Moda, Sağlık, Güzellik, Aşk ve Sevgi Köşesi,
Sosyal Forum Ona Bana Sana

Orhan Veli

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ogrenci

  • Ona Bana Sana
  • *****
  • 352
  • +2267/-1
  • Çalışan kazanır, elması kızarır
Orhan Veli
« : Şubat 01, 2018, 12:19:20 ÖS »
Türk şair, yazar. Özellikle Cumhuriyet sonrası Türk edebiyat tarihinde, şiir türüne farklı bir soluk ve yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu ile birlikte, “Garip Akımı“na (Birinci Yeni olarak da bilinir) önderlik etmiştir. Türk şiirinin, ağır kalıplardan, klişeleşmiş söylemlerden ve yoğun sanatsal kuramlardan bağımsızlaşması ve yenilenmesi gerektiğini savunmuş; ölçü ve uyak gibi biçimleri terk etmiş; konuşma dilinin ve gündelik hayatın her boyunun şiire yansıtılabileceğini göstermiştir. Dünyaca ünlü La Fontaine‘in hikayelerini, şiirsel bir anlatımla Türkçeye çevirmiştir.

Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914 tarihinde, İstanbul‘un Beykoz semtine bağlı Yalıköyü‘nde dünyaya geldi. Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası şefi, klarnet üstadı Mehmet Veli Kanık ile Fatma Nigar Hanım’ın ilk çocukları olarak dünyaya geldi. Mizah yazarı Adnan Veli Kanık‘ın ağabeyi olan ünlü şairin, Füruzan (Yolyapan) adlı bir de kızkardeşi vardı.

Günümüzde Beşiktaş Jimnastik Kulübü‘nün bulunduğu, Anafartalar İlkokulu’nun ana sınıfıyla temel eğitimine başlayan Orhan Veli, 1921 yılında, ilköğrenimi için Galatasaray Lisesi‘ne gönderildi. Dördüncü sınıfa kadar bu okula devam ettikten sonra, 1925 yılında, babasının Cumhurbaşkanlığı Bando Şefliği’ne tayini nedeniyle, ailesiyle birlikte Ankara‘ya taşındı. Burada, Gazi İlkokulu’nu bitiren Orhan Veli, orta öğrenimi için yatılı olarak Ankara Erkek Lisesi’ne gitti.

Henüz ilkokul çağındayken okumayla başlayan edebiyat aşkı, sonrasında satırlara döküldokul öğretmeni Sedat Bey oldu ve bu konuda yetenekli gördüğü öğrencisini sürekli yazmaya teşvik etti. Bu sayede, şairin çocukluk çağında kaleme aldığı ilk öyküsü, “Çocuk Dünyası” adında, eski yazıyla basılan bir dergide yayımlandı. Ankara’da geçen lise yıllarında, ilk olarak Oktay Rıfat Horozcu’yla tanışan Orhan Veli’nin, sonrasında Melih Cevdet Anday’la arkadaş olması, edebi kariyerinin başlangıcı oldu. Ortak duygu ve düşüncelerle bağlı oldukları edebiyat zevki, üç arkadaşı iyice yakınlaştırdı. Sürekli edebiyat ve sanat dünyasındaki son gelişmeleri takip ediyorlar, dönemin tanınmış isimlerini okuyorlar, birçok kültür-sanat faaliyetine katılıyor ve yaygın edebi akımlar hakkında ateşli tartışmalar yapıyorlardı.

Sonraları Türk edebiyat tarihinde önemli bir açılıma neden olacak bu isimler, kendi yazınsal ve düşünsel görüşlerini ifade edebilmek ve kaleme aldıkları yazıları, şiirleri yayımlayabilmek maksadıyla, Ankara Lisesi okul kooperatifinin finansörlüğünde, “Sesimiz” adını verdikleri bir dergi çıkarmaya başladılar. Bu vesileyle, okul arkadaşı Hıfzı Oğuz Bekata‘nın etkisinde kalarak, düz yazıdan manzumeye geçen Orhan Veli’nin ilk şiirleri bu dergide basıldı. Yine, “Ben Orhan Veli” adlı manzumesinde, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat’la olan yakın arkadaşlığını ifade etmişti. Üç genç şair, çıktıkları bu edebiyat serüveninde, öğretmenleri arasında yer alan ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu‘nun büyük desteğini görmüşlerdi.

1933 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra, İstanbul’a geri döndü ve yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesinin Felsefe Bölümünde devam etti. Yazmaya olan düşkünlüğünden vazgeçmeyen genç şair, üniversite döneminde de esinin öğrenci grubu başkanı seçilmesinin yanı sıra, eski okulu olan Galatasaray Lisesi’nde, yardımcı öğretmen statüsünde görev almaya başlamıştı. Ancak, 1936 yılında, lisans eğitimini bırakmaya karar verdi ve ertesi yıl Ankara’ya geri döndü. Başkentte bir süre, PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Nizamlar Bürosu’nda memurluk yaptı. Aynı yıl, şairin yazınsal kimliğini tam olarak ifade eden, biçim ve üslup bakımından tarzını bulmuş olan ilk şiirleri (Oaristys, Ebabil, Eldorado ve Düşüncelerimin Başucunda), Nahit Sırrı Örik‘in desteğiyle, “Varlık” dergisinde yayımlandı. Genellikle aşk, özlem, çocukluk anıları gibi temaları yoğun bir duygusallıkla işlediği bu şiirlerin büyük bir kısmında, “Mehmet Ali Sel” mahlasını kullandı. Aruz ve hece vezninin, klasik şiir kalıplarının özelliklerini çok iyi biliyordu. Adını edebiyat çevrelerine duyurmayı başaran Orhan Veli, 1936-1942 yılları arasında, dönemin popüler kültür-sanat dergilerinden İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, Inkilapçı Gençlik, Demet, İşte ve Aile’de manzume ve düz yazılarıyla yer aldı.

1941 yılına gelindiğinde, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile birlikte çıkardıkları “Garip” adlı şiir kitabıyla, Türk edebiyat tarihinde, “Garipçilik” (“Birinci Yeni” olarak da bilinir) adı verilen yeni bir şiir akımı başlattılar. Şiirde biçimsel kuralların gerekliliğini yok sayan bu yeni bakış açısına göre, yoğun şekilde Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalan şiir dünyası, artık arınmak, yenilenmek ve kendi diline, milletine özgü bir üslup edinmek zorundaydı. Halk dilinde, yalın bir ifade tarzıyla manzumeler kaleme alan Garipçiler, hicivsel unsurlar ve mizah öğeleri kullanmak suretiyle, gündelik olayların da bahis konusu yapılabileceğini gözler önüne serdiler. Orhan Veli, Garip’in kendisi tarafından kaleme alınan önsözünde, “hece ölçüsü ve uyağın şiiri yozlaştırdığı”nı söylüyor ve onlara göre “şiirin, insanın beş duyusuna değil, beynine seslenen bir söz sanatı olduğu”nu ifade ediyordu. “Şiire, egemen sınıfların beğenilerinin sonucu yerleşen kalıplaşmış öğeler kaldırılmalı, şairaneliğe son verilmeli ve şiir toplumun çoğunluğuna seslenmeliydi. Bu amaç da ancak yeni yollar ve yeni araçlarla gerçekleştirilebilirdi.”

II.Dünya Savaşı‘nın neden olduğu gerginlik nedeniyle uzatılan askerlik görevini, 1945 yılında, yedek subay rütbesiyle tamamlayan Orhan Veli, Ankara’ya dönerek, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda tercümanlık yapmaya başladı. Burada, Azra Erhat, Oktay Rıfat ve Erol Güney ile birlikte ortak çeviri çalışmaları yürüttürken, 1947 yılında, Reşat Şemsettin Sirer‘in Milli Eğitim Bakanı olmasıyla birlikte, yeni bakanlık yönetimini “antidemokratik ve tutucu” davranmakla suçlayarak, görevinden istifa etti. Hemen ardından, Mehmet Ali Aybar tarafından yayımlanan, “Hür” ve “Zincirli Hürriyet” adlı gazetelerde, siyasal, sosyal, kültürel ve edebi konular üzerine eleştirel yazılar kaleme almaya başladı. 1948 yılında ise, bir süre, Ulus gazetesinde, “Yolcu Notları” başlığı altında makaleler yazdı.

1 Ocak 1949 tarihinde, iki sayfalık “Yaprak” adlı kültür-sanat dergisini çıkarmaya başladı. Onbeş günde bir yayımlanan derginin ömrü, finansman sorunu nedeniyle kısa sürdü ve yirmisekiz sayıyla sınırlı kaldı. Dönemin düşünsel ve sanatsal yaşantısı üzerinde önemli bir yer edinmiş olan Yaprak’ın yayım hayatı, 15 Haziran 1950 tarihinde sona erince, ünlü şair, İstanbul’a taşınmaya karar verdi. Aynı yıl, Nazım Hikmet‘in yazılarından dolayı mahkum edilmesini protesto etti ve düşünce özgürlüğüne imkan verilmediğini öne sürerek, yakın dostları Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile birlikte, şairin serbest bırakılması için üç gün boyunca açlık grevi yaptı. Bu eylemiyle, siyaset ve edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.

Aynı yılın Kasım ayında, bir haftalığına Ankara’ya geldi. 10 Kasım 1950 gecesinde, onarım için kazılmış, ancak üzeri kapatılmamış bir çukura düşerek ayağını incitti. Ardından İstanbul’a dönen ünlü şair, bir arkadaş ziyareti esnasında aniden fenalaşması üzerine kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesi’nde, 14 Kasım 1950 tarihinde, beyin kanaması sonucu girdiği komada hayatını kaybetti. Türk edebiyat camiasını derin bir yasa boğan ölümünün ardından, geniş bir katılıma sahne olan cenazesi, Rumelihisarı‘nda bulunan Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Yakın arkadaşları tarafından, 1 Şubat 1951 tarihinde, en verimli çağında hayata veda eden şairin anısına “Son Yaprak” adlı tek baskılık bir dergi yayımlandı.

Özellikle Varlık dergisindeki şiirleriyle büyük ilgi gören Orhan Veli, 36 yıllık yaşamı boyunca, gerek eserleriyle gerekse düşünceleriyle, sağlığında ve ölümünden sonra kendinden çok söz ettiren şairlerden biri olmuştur. Türk edebiyat tarihinde, yenilikçi fikirlerin ilk savunucularından biridir. Özellikle Garipçilik akımının önderi olarak, şiirin ölçü, uyak gibi alışılagelmiş klişelerden, kalıplardan ve kurallardan bağımsızlaşarak da yazılabileceğini göstermiş; eserlerinde ağır sanatsal ifadeler, kalıplaşmış benzetmeler yerine, daha basit ve yalın olan halk dilini kullanmayı benimsemiştir. Eserlerinde, zaman zaman hicivsel bir üslup ile mizah öğelerinden yararlanmıştır. Gündelik hayatın her yönünün şiire konu olabileceğini savunmuş ve kendini belli bir duygu ya da düşünceyle sınırlamamıştır. Amacı, okura biçimsel bir şaheser sunmak değil, anlatmak istediklerini hissettirebilmektir. Dolayısıyla, cilalı söze gerek yoktur. Bu nedenle, konuşur gibi kaleme aldığı şiirleriyle, başta Orhan Seyfi Orhon olmak üzere, bazı kesimler tarafından, şiir yazımını bu kadar basitleştirdiği için oldukça fazla şekilde eleştirilmiştir.

Sanatta toplum misyonunu ön plana çıkarmış olan Orhan Veli, edebi çevrelerden ziyade halka hitap etmeyi tercih etmiştir. Şiirin kısır bir döngü içerisinde kalmaması gerektiği düşüncesiyle, sürekli olarak kendini ve kalemini geliştirmeye çalışmıştır. Moliere, Rimbaud, Musset, Gogol, La Fontaine, Jean-Paul Sartre gibi dünyaca ünlü yazarların eserlerinden çeviriler yapmıştır. Çocuk hikayeleri yazan La Fontaine ile Nasreddin Hoca öykülerini, şiirsel forma dönüştürmüştür. Önemli eserlerinden bazıları İngilizce, Fransızca, Rusça ve Yunanca gibi dillere çevrilmiştir. Eserlerinde, özellikle İstanbul’a aşk derecesindeki tutkusu dikkat çekmektedir.

Orhan Veli, askerlik yaptığı dönemde, hayat hikayesini kısaca şu şekilde özetlemiştir: “1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım. 13’te Oktay Rıfat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım. 19’dan sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim, şimdi askerim”.

Kaynak:www.biyografi.net

Tiny URL:
 

Ona Bana Sana Forum Konuları, Güzellik, Moda ve Giyim, Yemek Tarifleri, Sinema ve Televizyon Forumu, Müzik Forumu - Müzik Dünyası, Hobi ve İlgi Alanları, Sosyal Medya, Türkiye'de Turistlik Yer ve Mekanlar, Sağlıklı Yaşam Rehberi - Sağlık Merkezi, Kadın Sağlığı, Modern Tıp ve Alternatif Tıp, Bilgisayar Oyunları, Tablet ve Cep Telefonu Oyunları, Oyun Hileleri, Web Tasarım - Programlama, Yeni Site Tanıtımları Sosyal Paylaşım Platformu

Alt Kategoriler - OnaBanaSana.Com
Tarihte Bugün, Resmi Tatil Günleri, Tüm Dünyada Kutlanan Özel Günler, Hobiler,
Antika - Antikacılık, Motorlu Araçlar ve Modifiye, Bitkiler Dünyası, Sosyal Medya Haberleri, Facebook, Vine, Youtube Videoları ve Diğer Sosyal Medya Paylaşımları, Albüm Tanıtımları, Şarkı Sözleri, Konser Etkinlikleri, Müzik Aletleri, Müzik Eğitimi,

Sinema Dünyası, Yabancı Diziler, Türk Dizileri, Online Full Film İzle, Tv Programları, Meslek Bilgileri, Ders Anlatımları, Sınavlara Hazırlık, Okullarımız - Okul Tanıtımları, Yabancı Dil Eğitimleri,
Diğer Ders Konuları, Bilim Biyografileri, Tarih - Felsefe, Sanatçı Biyografi, Osmanlı Biyografi, Sinema Emektarları, Edebiyat Biyografi, Devlet - Siyaset Biyografileri, Sporcu Biyografileri, Tiyatro-Sergi ve Skeç, Sanat,
Genel Kültür Sanat Haberleri, El Sanatları Bölümü, Tarihi Resimler Arşivi, İslam Tarihi Arşivi, Türk ve Osmanlı Tarihi, Dünya Tarihi Arşivi, Tarihi Yapıtlar Arşivi Yeni, Mitoloji Bilimi, Pratik Bilgiler,

Mutfak, Deniz Ürünleri, Yemek Tarifleri, Hamur İşleri ve Börekler, Çorba Tarifleri, Sos Tarifleri, Bebek Yemekleri - Mamalar, Kebap ve Salata Tarifleri, Dünya Mutfaklarından Tarifler, Pasta ve Kek Tarifleri, Diyet Yemek Tarifleri, Saç ve Cilt Bakımı Yeni, Güzellik Rehberi,

Takı Mücevher ve Tasarım, Ayakkabı ve Çanta Modelleri, Moda, Trendler, Giyim, Makyaj Teknikleri, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu, Marmara Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Ege Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi,

Psikolojik Sağlık - Kişisel Gelişim, Fizik Tedavi ve Ortopedik Hastalıklar, Kanser ve Zührevi Hastalıklar, Göz Hastalıkları Merkezi, Ağız ve Diş Sağlığı Konuları, İlk Yardım, Kulak - Burun - Boğaz Hastalıkları, Vitamin ve Proteinler, Doymuş ve Doymamış Yağlar,

Yazılım Geliştirme, Tasarım ve grafik, Hazır forum ve portallar, Google Adsense, YouTube + İş Ortaklığı, Google Adwords, Google - Webmaster Tools, İndirim Kampanyaları, Yurt Dışı Alışveriş Fırsatları, İkinci El - Al - Sat, İş Arayanlar, İş Verenler, İlan Ekle